Duvara tablo asarım. Sonra orada bir duvar olduğunu unuturum. O duvarın ardında ne olduğunu artık bilmiyor olurum, orada bir duvar olduğunu artık bilmiyor olurum, bir duvarın ne olduğunu artık bilmiyor olurum. Dairemde duvarlar olduğunu ve duvarlar olmasaydı dairemin de olmayacağını artık bilmiyor olurum. Duvar artık, yaşadığım yerin sınırlarını çizen ve onu belirleyen şey değildir, başkalarının yaşadığı başka yerlerden onu ayıran şey değildir, yalnızca tablo için bir dayanaktır. Ama tabloyu da unuturum, artık ona bakmam, artık ona bakmayı bilmiyor olurum. Bir duvar olduğunu unutmak için duvara bir tablo astım ama duvarı unutarak, tabloyu da unutmuş oldum. Duvarlar olduğu için tablolar vardır. Duvarların olduğunu unutabilmemiz lazım ve bunun için şu ana kadar tablolardan daha iyi bir yöntem bulamadık. Tablolar duvarları ortadan kaldırır. Ama duvarlar da tabloları öldürür. Sürekli olarak ya duvarı ya da tabloyu değiştirmek lazım, duvarlara sürekli başka tablolar asmak ya da tabloyu sürekli başka duvara asmak lazım, bunlar da başka ihtimaller.
Evin duvarlarına yazı yazmak mümkündür (binaların dış duvarlarına, şantiyelerin iskelelerine, hapishanelerin duvarlarına yazıldığı gibi) ama bunu çok ama çok nadiren yaparız.
Mekan Feşmekan. Georges Perec. Türkçesi: Ayberk Erkay. Everest 2017.