“Kışa ait hayaller hatıraları işgal eder ve sürekli bulanık çağrışımlar ortaya çıkarır. Onları besleyen tek şey masallar değildir. Gerçekten de ölçeği küçülterek, haritacılık, şehir kartpostalları, kabartma planlar gibi sıra dışı …
“Kitlenin başı sıkıştığı, ya da canı bir şey çektiği zaman aklına ilk gelen, herhangi bir çabaya, uğraşa, kuşkuya ya da tehlikeye düşme gereği duymadan, o olağanüstü makinenin bir düğmesine basıp …
“İnsan bir kere loş ışıkta yaşamaya alışınca, sis bir gün dağılsa da aydınlık çok işe yaramaz artık. İnsan niçin bir gün bir “neden” olmadan çekip gider; iyi, güvenli aileden, bu …
“Büyük imgelerin hem tarihi, hem de tarihöncesi vardır. Bu imgeler aynı zamanda hem anı, hem söylencedir. İnsan, imgeyi ilk ağızda yaşayamaz. Her büyük imgenin ulaşılmaz bir düşsel temeli vardır ve …
“Cambridge’de oynadığım oyunlar arasında futbol, hayli karmaşık bir dönemin ortasındaki rüzgarlı bir açıklık gibiydi. Kalede durmaya bayılıyordum. Rusya’da ve Latin ülkelerinde, bu yiğitçe sanatın çevresinde her zaman bir büyülü hale …
“Sene 1554 M. 962 H.: Tarihine gelinceye kadar İstanbul’da ve bütün Rum diyarında kahve ve kahvehane yok idi. Bu sene başında Halep’ten Hakem adında bir adam ile Şam’dan Şems adında …
“Dünyanın dört bir yanında kendini gerçekliği yakalamaya adamış, didinip duran şu genç fotoğrafçılar aslında ölümün ajanları olduklarını bilmiyorlar. Zamanımız Ölüm’ü böyle alır: Fotoğrafçının bir bakıma profesyoneli olduğu, bilinçsizce “canlı” olanın …
Kafayı bulmuşuz oldukça (peşimizdekinin raporu dolgun olacak bu akşam…) Tünel’den Galatasaray’a kadar her yer siyah-beyaz. Fakat Balık Pazarı’na varınca renk cümbüşü patlak verecektir. Buraları bir deniz altı ülkesidir, batmış gemi …
“Modernist yazınla birlikte yazar kahramanları temsil eden mitolojik arketip de değişmiştir. Klasik edebiyatta yazarlık ideali Apollo’yla, romantik edebiyatta ise Dionisos’la temsil edilirken, modernist romanın yazar kahramanları için uygun görülen arketip …
“… Kukla tiyatrosunun daha geç bir dönemde Almanya’ya gelişi çok daha ilginç bir konudur. Otuz Yıl Savaşları sonrasına rastlıyordu bu. Paralı askerlerden oluşan yığınlar taşrada başıboş dolaşıyorlardı. İşlerini ve maaşlarını …