Gece dört tişört değiştirdim. Aslında yatak değiştiremediğim için oran bu kadar yükseldi. Sabah kalktığımda kolumu kaldıracak halim yoktu. Bu çok tuhaf bir histir, hastalık gelip sizi bitap düşürdüğünde, bir daha sanki …
Sabah 6.30 gibi kalktım. Salya sümük mutfak masasında oturup mucizevi otlar ve baharatların karışımı Kuemmerling bitki liköründen içerek, mucizenin gerçekleşmesini bekliyorum. Sabah pusunda, baktığım camdan kilisenin kulesi gözüküyor ama arada …
Bizim orada Nevruz geldi, burada bir izdüşümü yok. Belki Kreuzberg’de ateş yakıp zılgıt çekenler vardır. Bütün günü evde geçirdiğim için gidip yerinde tespit etme şansım olmadı. Biraz nanemolla halim. Sanki …
Sabah 11 gibi bit pazarına vardım. Pazar günü için fazladan kurulmuş birkaç tezgah dışında hemen her şey dünkünün aynıydı. Fazla sürprize açık bir yer değil. Yine de epey dolaşmışım. Bir …
Birine bir şey sorduğunuzda, bilet gişesine geldiğinizde, bir kahvede ya da barda, ya da sokakta sosisli sandviç alırken tezgahın arkasında bir Alman varsa, vay halinize. Hele de yaşı ellinin üzerindeyse. …
Sibel köşedeki fırından aldığı kruvasan, çilekli çörek, taze ekmek, peynir, süt gibi kahvaltılıklarla geldi. Kahvemiz vardı zaten. Güneşli bir günde, o şahane mutfakta oturup kahvaltı etmeye başladık. Bahçede envai çeşit …
Sabah erken kalktık. Sibel “Der Blaue Reiter” akımının daimi sergisinin olduğu Lenbachhaus galerisine gitti. 30 yaşından sonra ressam olmaya karar veren ve Bavyera’ya gelen Rus Wassily Kandinsky’nin 1. Dünya Savaşı’nda …
Gün bir müze maratonuna dönüştü. Münih’in devasa Pinakothek Müzesi üç ayrı binadan oluşuyor: Eski, yeni ve modern. Gerçekten etkileyici bir koleksiyon. Ufizzi’den daha geniş bir yelpazeye bakıyorsunuz, üstelik kapıda kuyruk …
Sabah üşüyerek uyandım ve kalkıp perdeyi açtım ki, her yerde kar var. Üstelik lapa lapa yağmaya da devam ediyordu. Beyaz bahçeye, ağaçlara ve çan kulesine bakarak oturduk bir süre. Kahve …
Otelden çıkınca köşedeki bir pastanede bir şeyler atıştırdık. Buralar işçi semti olsa gerek. Pazartesi sabahı ortalık epey hareketliydi. Daha sonra 2 numaralı tramvaya binerek tekrar merkezin yolunu tuttuk. John A. …