Yazar: Serhat Öztürk

“Han duvarları, han duvarları!”

Doğan Kınık kimdir? Doğrusu bu konuda ben de sizden fazla bir şey bilmiyorum. Kaldı ki başlangıçta bu soru çok da ilgilendirmemişti beni. Ahmet Turan Altıner, hanlar üzerine bir yazıyla ilgilenip …

Yabancılar ofisinde

Miskolc Yabancılar Ofisi, şehrin eski sanayi bölgesi ile geleneksel çarşı arasındaki bir sokakta yer alır. İki yanı ağaçlarla çevrili sokağa girdiğinizde, ilk bakışta boşluğun içine düşmüş gibi olursunuz. Bir zamanlar …

İmge

“Büyük imgelerin hem tarihi, hem de tarihöncesi vardır.  Bu imgeler aynı zamanda hem anı, hem söylencedir. İnsan, imgeyi ilk ağızda yaşayamaz.  Her büyük imgenin ulaşılmaz bir düşsel temeli vardır ve …

Banktaki kadın

Eylül’de 15 günü bir arkadaşımızın, o sırada boş olan Dohány utca, 68 numara, ikinci kattaki dairesinde geçirdik. 20. yüzyıl başında yapılmış, ortası geniş avlulu görkemli Budapeşte apartmanlarından biri; hani şu …

Kaleci

“Cambridge’de oynadığım oyunlar arasında futbol, hayli karmaşık bir dönemin ortasındaki rüzgarlı bir açıklık gibiydi. Kalede durmaya bayılıyordum. Rusya’da ve Latin ülkelerinde, bu yiğitçe sanatın çevresinde her zaman bir büyülü hale …

Hayvan!

Umberto Eco on yıl önce yayımlanan bir yazısında, 1980’lerde New York’ta yetişen çocuklar arasında yapılan bir anketten söz ediyordu; süpermarketlerde satılan kutulanmış sütü, Coca Cola gibi yapay bir ürün zannediyorlarmış. …

Peçevi Tarihi’nden insan manzaraları

İbrahim Peçevi Osmanlı’nın ünlü vakanüvislerinden. 1574’de Macaristan’ın Pec şehrinde doğmuş, seferlere çıkıp savaşlara katılmış, tercümanlık, defterdarlık ve mutasarrıflık yapmış. 1640 yılında emekli olup Budin’e yerleşmiş ve 1650 (?) yılında burada …

Sirkin eski oyuncuları

On yıl önce Cirque du Soleil’in İstanbul’daki gösterisini izlemeye gitmiştik. Çocukken bir çok sirk gördüğüm, üzerine hayli Fellini filmi de  izlediğim için, yeni bir şeyle karşılaşma ihtimalimin olmadığını düşünüyordum. Yanılmışım. …

6 Nisan 2016

Filmi geri sarıyoruz artık. Dedeağaç’ta öğle yemeği. İpsala sınır kapısı. Gümrükten rahat geçtik. Türkçe konuşmaya başlıyorsun yeniden. Dönmek de fena değilmiş diye düşünüyorsun. Sonra İpsala’ya giden yola çıktığında birden nereye …