Yazar: Serhat Öztürk

6 Mart 2016

Sibel’i uyandırmamak için parmak uçlarımda giyinip bahçeye çıktım. İşletmenin sahibi de erkenciydi. 40’lı yaşlarında bir adam, üzerinde eski gri bir pantolon, iyice yıpranmış bir gömlek ve onun üzerinde eprimiş bir …

5 Mart 2016

Gemilerden oluşmuş yüzer kasabalar olabilir diye düşünüyor insan ister istemez, insanlar gemide yaşarlar, kaptan değiştirelemeyeceği için demokrasi olmaz. Denizde, teknede yaşayan, yaşamayı tahayyül eden insanların sayısı inanılır gibi değil. Pahalı …

4 Mart 2016

Börekçi, kahveci, dejavu. Üç gündür yaptığımızın aksine bu kez Egnatia’ya inince sola kıvrıldık, ilk göz ağrımız tren garını geçtik ve sanayi bölgesine girdik. Aslında eski sanayi bölgesi. Daha önce şehrin …

3 Mart 2016

Kaldığımız otelin biraz ilerisinde nefis börekler yapan bir dükkan var. Hemen yanında ise envai çeşit kahvesi ve kocaman makineleri olan yeni bir kahveci açılmış. Doğrudan otel müşterilerini tavlamaya yönelik bir …

2 Mart 2016

Selanik’e son gelişimizin üzerinden yedi yıl geçmiş. Öncesinde kaç kez gelip hallaç pamuğu gibi atmıştık kenti, dolayısıyla son derece iyi bildiğimiz bir yerdeyiz. Öte yandan yedi yıl az zaman değil. …

1 Mart 2016

Yolculuk öncesi uykuya dalmak pek kolay değildir, bu kez de öyle oldu. Dön sağa, dön sola. Yine de sabah altı buçukta kurulmuş gibi kalktım. Lafın gelişi değil, böyle zamanlarda gerçekten …

37 Gün – Arabayla Avrupa seyahati

2016’nın 1 Mart sabahı başlamışız yolculuğa.  37 gün sürmüş. Döndüğümüzde bir-iki yıla yazarım diye düşünmüştüm. Araya bir dolu başka yolculuk girdi. Durmak zorunda kalınca fark ettim, beş yıl geçmiş. Yunanistan’dan …

Andre Kertész’le karşılaşmalar

O sabah, şanslı bir sabahtı. Her ayın ilk pazar günü kurulan Miskolc’un büyük bit pazarında, yere serilmiş kitapçı tezgahında iki Kertész kitabı birden bulup, çok uygun fiyata almıştım. Macar baskısı …

Fotoğraf

“Dünyanın dört bir yanında kendini gerçekliği yakalamaya adamış, didinip duran şu genç fotoğrafçılar aslında ölümün ajanları olduklarını bilmiyorlar. Zamanımız Ölüm’ü böyle alır: Fotoğrafçının bir bakıma profesyoneli olduğu, bilinçsizce “canlı” olanın …

Balık Pazarı

Kafayı bulmuşuz oldukça (peşimizdekinin raporu dolgun olacak bu akşam…) Tünel’den Galatasaray’a kadar her yer siyah-beyaz. Fakat Balık Pazarı’na varınca renk cümbüşü patlak verecektir. Buraları bir deniz altı ülkesidir, batmış gemi …