Yazar: Serhat Öztürk

İşte Bira!

Şehirde yürürken birçok kez önünden geçmiş, bazen durup, üzerinde Otto Herman Müzesi yazan binayı hayranlıkla seyretmiştim; ama o cumartesi gününe kadar her nedense içine girmeye yeltenmemiştim. İsabet olmuş, çünkü yan …

Liste

“1750 yılı Paskalya giderleri ve peşkeşler” Küçük voyvodaya 4 kuzu, üçü beş paradan çörekler ve 100 adet boyalı yumurta ve dört kuzudan ikisini küçük voyvoda büyük voyvodaya verdi.  Mart ayı …

Av

“Kıyının belli noktalarında tonbalığının yumurtlamak için sahile yaklaştığını bilen balıkçılar, sahilden deniz yatağına uzanan uzun bir ağ  sererler. Bu engele karşılaşan tonbalığı ağın etrafından dolaşmak için denize yönelir ve bunu …

Kós Károly ve Turancılık

Tesadüf, büyüleyici bir kelime. Biliyorum, bazıları öyle bir şeyin olmadığını söylüyorlar. Eğer bağlantılı parçacıkları sonsuzca geriye doğru sararsak, tesadüf diye bir şey olmadığını, her şeyin öyle ya da böyle birbirine …

Ölülere çiçek götürmek

İki gündür yoğun bir sis içinde yaşıyorduk Miskolc’da; şehir bir buhar banyosunun içine hapsolmuş gibiydi. Kesif bir sessizlik kaplamıştı ortalığı, ara sıra uzaktan uzağa duyulan motor gürültüleri ve bahçe kapılarının …

Budapeşte hatırası

Fotoğraf ile hafıza arasında güçlü bir bağ var. Biri geliştikçe diğeri zayıflıyor. Bunun en güzel ifadesini köylü bir kadının ricasında okumuştum. Bir orman köyünde çekim yapan fotoğrafçıyı gören kadın, ondan …

Macar Korvina’ları

Takıntı hastalıklıdır. Dünyanın neresine giderseniz gidin arayıp bir sahaf bulmak da biraz öyle.  Oysa kitaplarla ilişki her zaman öyle olmak zorunda değildir. Sahaf gezmeden duramıyorsanız, bir hastalığa tutulmuşsunuz demektir. Ben …

Kun Bela sokağı

Her kent önceki hayatın leşleriyle doludur ve bunlar ölü noktalar oluşturur. Miskolc’da bunların sayısı birden çoktur. Bu ölçüde bir kent için şaşılacak derecede çok.  Zsarnai Piac’a (Tiran Pazarı) giden yol, …

Koşar adım, ölüme

Bela Tarr’dan sırasıyla Londra’daki Adam (A Londoni Ferfi-2007), Şeytanın Tangosu (Satantango-1994), Karanlık Armoniler (Werckmeister Harmoniak-2000), Torino Atı (Torino Horse- 2011) ve Lanetli (Korhozat-1988) filmlerini izledim.  Sıçramalı bir tempo, yine de …

Kapının aralığında

Bilmediğiniz bir şehirde dolaşmak öncelikle sağa sola savrulmakla ilgilidir. Kenti tanımak için şarttır bu: ara sokaklara dalmak, tepelere tırmanmak, kestirmelere heves etmek, çıkmaz sokaklarda kaybolmak. Sürecin sonuna yaklaştığınızda günlük yürüyüş …