Şehirde yürürken birçok kez önünden geçmiş, bazen durup, üzerinde Otto Herman Müzesi yazan binayı hayranlıkla seyretmiştim; ama o cumartesi gününe kadar her nedense içine girmeye yeltenmemiştim. İsabet olmuş, çünkü yan …
“1750 yılı Paskalya giderleri ve peşkeşler” Küçük voyvodaya 4 kuzu, üçü beş paradan çörekler ve 100 adet boyalı yumurta ve dört kuzudan ikisini küçük voyvoda büyük voyvodaya verdi. Mart ayı …
“Kıyının belli noktalarında tonbalığının yumurtlamak için sahile yaklaştığını bilen balıkçılar, sahilden deniz yatağına uzanan uzun bir ağ sererler. Bu engele karşılaşan tonbalığı ağın etrafından dolaşmak için denize yönelir ve bunu …
Tesadüf, büyüleyici bir kelime. Biliyorum, bazıları öyle bir şeyin olmadığını söylüyorlar. Eğer bağlantılı parçacıkları sonsuzca geriye doğru sararsak, tesadüf diye bir şey olmadığını, her şeyin öyle ya da böyle birbirine …
İki gündür yoğun bir sis içinde yaşıyorduk Miskolc’da; şehir bir buhar banyosunun içine hapsolmuş gibiydi. Kesif bir sessizlik kaplamıştı ortalığı, ara sıra uzaktan uzağa duyulan motor gürültüleri ve bahçe kapılarının …
Fotoğraf ile hafıza arasında güçlü bir bağ var. Biri geliştikçe diğeri zayıflıyor. Bunun en güzel ifadesini köylü bir kadının ricasında okumuştum. Bir orman köyünde çekim yapan fotoğrafçıyı gören kadın, ondan …
Takıntı hastalıklıdır. Dünyanın neresine giderseniz gidin arayıp bir sahaf bulmak da biraz öyle. Oysa kitaplarla ilişki her zaman öyle olmak zorunda değildir. Sahaf gezmeden duramıyorsanız, bir hastalığa tutulmuşsunuz demektir. Ben …
Her kent önceki hayatın leşleriyle doludur ve bunlar ölü noktalar oluşturur. Miskolc’da bunların sayısı birden çoktur. Bu ölçüde bir kent için şaşılacak derecede çok. Zsarnai Piac’a (Tiran Pazarı) giden yol, …
Bela Tarr’dan sırasıyla Londra’daki Adam (A Londoni Ferfi-2007), Şeytanın Tangosu (Satantango-1994), Karanlık Armoniler (Werckmeister Harmoniak-2000), Torino Atı (Torino Horse- 2011) ve Lanetli (Korhozat-1988) filmlerini izledim. Sıçramalı bir tempo, yine de …
Bilmediğiniz bir şehirde dolaşmak öncelikle sağa sola savrulmakla ilgilidir. Kenti tanımak için şarttır bu: ara sokaklara dalmak, tepelere tırmanmak, kestirmelere heves etmek, çıkmaz sokaklarda kaybolmak. Sürecin sonuna yaklaştığınızda günlük yürüyüş …