Yazar: Serhat Öztürk

Argonun ciğerleri bayram etti

“Argo genel anlamıyla toplumun dışlamaya çalıştığı toplulukların, toplumu genel anlamıyla dilden dıştalama savaşıdır.” “Argo dilin gizli örgütüdür.” “Argo yerleşik kavramları eleştirel bir açıdan yeniden tanımlama çabasıdır.” “Hiçbir argo sözlüğü argoya …

Dost

“Çamaşır suyuyla dostunu zehirledi”, diye yazıyordu Hürriyet 2’nin manşetinde. Merakınızı gıcıklayan, başkalarının trajedisinde huzur bulmanızı sağlayan, tipik bir üçüncü sayfa haberi. Gazete yerde duruyordu, haberi okudum –spotlardan ibaretti, küçük bir …

Gürcü peyzajı

“Sürat felakettir!” yazıyordu yol kenarlarına yerleştirilmiş metal levhalarda. Ne riya ama! Doğanın ırzına geçmek pahasına yapılmış geniş yolları görmezden gelsek bile, arabanın sürat kadranını ne yapmalı? Lermontov, XIX. yüzyılın ortalarına …

Tarab

Bırakacağım seni zamana; paylamadan, incitmedenPişmanlık çekecek acıyı öğreneceksin.Yakınacaksın duymayacağım; ağlayacaksın acımayacağım gözlerineSen, kalbim ellerindeyken kalbimin gözlerine acımayan,Günler aleyhine döndü. Şarkı, Ümmü Gülsüm’ün anaforu andıran sesi aracılığıyla dalga dalga bütün bir …

Balkon

El Greko Oteli’nin beşinci katındaki odamızın balkonundan, ip gibi uzayıp giden Egnatia Caddesi’ne bakıyordum. Mayıstı. Atina’dan bindiğimiz tren, son bölümü dağlar arasında geçen altı saatlik bir yolculuktan sonra bizi, Nuh …

Paranoya

Diyarbakır, Merkez Sur İlçesi Melikahmet Caddesi Koyunlu Sokak Can Apartmanı’nda geçen Nisan ayında bir çocuk annesi 28 yaşındaki eşi Deniz Binen’i, kendisini aldattığı iddiasıyla 21 bıçak darbesi ile öldüren, hastane …

Politbüro

“Oscar Wilde’ın şu ünlü sözünün de işaret levhamız olduğunu belirtelim: “En önemli şey üsluptur.” Yorum özgür, ama iç tutarlılığın yanı sıra, seçtiği anlatım tekniğinin gereklerini yerine getirmekle mükellef. Burada Sartre’ı …

Kitap

Tarık Sipahi’ye Elinde çamur ya da kil tutarmış gibi tuttuğu kitabı yüzüne yaklaştırdı; siyah zemin üzerinde sanki bir sihirmiş gibi beliren harflere, şiirle hal hamur olmuş başlığa baktı, bir uçurumdan …

Toprak

Beşikçi Köyü’nün üst taraflarında, yoldan pek de görünmeyen bir vadide, makineler kızıl bir tepeyi oyuyor, kepçeler dünyayı kamyonlara dolduruyordu.Bir süre bu tuhaf faaliyeti seyrettim. Derken, dizlerinin üzerine kadar uzanan çamura …